EŞŞEĞİN DİRENCİ
Köylü Ahmet eşeğini satmaya karar vermiş.
Kıymeti taş çatlasa 50 milyon lira eden eşşek için pazarlık payı da ekleyerek 100 milyon lira fiyat koymuş.
Komşu köyden acilen eşşeğe ihtiyacı olan Mehmet ağa 100 milyon ödeyip eşşeği pazarlıksız satın almış.
Köylü Ahmet eşşeğini satmasına satmış ama akşam da gözüne bir türü| uyku girmemiş. Düşünüp durmuş yatağın içinde…
“Mehmet ağa 50 milyon liralık eşşeğe niye 100 milyon lira verdi?”!!!!!… diye. İçi rahat etmeyince ertesi gün eşşeğini geri almaya karar vermiş. Pazara gitmiş Mehmet ağayı bulmaya. Bir de ne görsün eşşek 200 milyon liradan satışa Çıkarılmış…
Bi kere içi rahat etmemiş, geri alacak eşşeğini… 200 milyon lira ödeyip geri almış eşşeğini (pazarlıksız.).
Aynı olay bu defa Mehmet ağanın başına gelmiş, o da uyuyamamış bi türlü “Allah allaaaa Ahmet niye 100 milyona sattığı eşşeği 200 milyona geri aldı var bu işin içinde bir iş…” diye…
O da ertesi gün eşşeği geri almaya karar vermiş. 400 milyon lira vererek geri almış eşşeği…
Bu alışveriş her gün fiyat arta arta devam etmiş. Bir kaç gün sonra pazara bir başka köyden Hüseyin gelmiş. Hüseyin pazardaki kalabalığın arasına dalınca bir de ne görsün ; “al,al,al, sat, sat, sat” bağrışmaları arasında bir yaşlı eşşek ve bu eşeğin tam 1.000.000.000 TL satış fiyatı…
Yanındakine sormuş, “Hemşehrim, nedir bu yaaaa bu yaşlı eşşek 1 milyar lira eder mi yahu?”
Adam hemen yanıtlamış;
“Valla grafikler ortada, bu eşşeğin fiyatı bir haftada 50 milyon liradan başladı, 950 milyon liraya geldi. Şöyle bir teknik analizine bakarsan görürsün. Eşşeğin fiyatı 1 milyardaki direncini bi kırarsa, 1.5 milyara kadar yolu var.”
YARATICI AVUKAT
Avukat hırsızlıkla suçlanan müvekkilini yaratıcı bir savunma ile hapisten kurtarmak istemektedir.
Avukat Yargıca hitaben ‘müvekkilim, arabanın camından içeri sadece kolunu sokup çantayı almıştır. Müvekkilimin kolu, Müvekkilimin bizzat kendisi değildir. Sadece bir kol tarafından islenen bir suç için niye bütün bir kişiyi cezalandırıyorsunuz.’ der.
Yargıç , gülümseyerek ‘ peki o zaman ayni mantıkla gidiyorum ve müvekkilinizin kolunu 1 yıl hapse mahkum ediyorum. Müvekkiliniz isterse ona eslik edebilir.’der.
Müvekkil gülümser. Avukatın yardımıyla müvekkilin takma kolunu çıkartırlar ve dönüp giderler.
Hade leen…
Tavşanın biri yolda yürürken bir kurt köpeği ile karşılaşır ve kendisine sorar;
Pardon size ne derler?
Bana kurt köpeği derler!
Neden?
Çünkü annem köpek babam kurt olduğu için!
Tavşan yaluna devam eder. Ve bir kuşa dayanamayıp sorar.
Pardon size ne derler?
Bana devekuşu derler.
???…HADE LEENNNNNNNN!!!…
Nasıl
Temel uçağa binmiş ve bir bakan için ayrılan koltuğa oturmuş.
Bunu gören hostes Temel’i koltuktan kalkması için ikaz etmiş fakat Temel’in kalkmaya hiç niyeti yok. Kim ne söylediyse fayda etmememiş. Derken içeriye Dursun girmiş ve;
-Bu işi bana bırakın, ben şimdi onu kaldırırım demiş.
Temel’in kulağına eğilmiş birşeyler fısıldamış ve Temel koltuktan kalkmış.
Dursuna sormuşlar;
-Yahu ne dedin de kaldırdın adamı, iki saattir uğraşıyoruz kaldıramadık.
Dursun cevap vermiş;
-Ona dedum ki, hemşerum habu senun otirdiğun koltik Tirabzona citmeyi…
Temel Trafikte
Trafik memurları bir gün, trafik kontrolü yapıyorlarmış.
Karşıdan gelen Temel ile Fadime’yi gören komiser hemen arabayı durdurmuş.ikisi de emniyet kemeri takılmış görünce, “beyefendi bu gün yaptığımız kontrolde tek emniyet kemerini takan çift sizsiniz, bu yüzden size 500 milyon ödül veriyoruz.der.”ama merak ettik bu parayla ne yapacaksınız.
Temel sevinçle “ne yapacağım hemen gidip kendime bir ehliyet alacağum der.
Komiser şaşkın şaşkın “ne ehliyetiniz yok mu?
Fadime olayı toparlamak için, kusura bakmayın memur bey Temel içince ne dediğini bilmez”
Komiser daha da şaşkınlıkla”ne bir de içkili misiniz diye haykırır.
Arkadan yaşlı adam öne atılır ve”ben demiş idum çalıntı arabayla yola cikmayalum basumuza bi is gelir diye.
Komiser neye uğradığını şaşırmışken,
Bagajdan atlayan Idruste koşa koşa gelerek”ne oldi geçtuk mi sınırı”. !!!
Zampara
Şirketin Bilgi işlem departmanından gelen son derece alimli genç kız, yeni ise başlamış olan genç adamın bilgisayarını kurmasına yardim ediyordu. Kurulum tamamlandıktan sonra kendini beğenmiş tavırlı gence döndü ve bir password seçmesini istedi.
Zaten taciz için fırsat kollamakta olan genç hemen cevabi yapıştırdı: “Penis”.
Hafifçe bozulan kız, genç adamdan password’ünü kendisinin girmesini istedi ve bilgisayarın verdiği cevabi okuyarak kahkahalara boğuldu.
“PASSWORD REJECTED, NOT LONG ENOUGH”
Buda Zampara
Arap şeyhlerinden biri, tatilini geçirmek için gittiği ülkenin havaalanında kendisine uzatılan “Ülkeye giriş formundaki soruları yanıtladıktan sonra formu ilgili memura vermiş… Memur, şeyhin sorulara verdiği yanıtları incelerken bir de ne görsün! “Sex” yani “”cinsiyet” in sorulduğu bölümde aynen su yanıt var:
“Vallahül azim fevkalade… Süper, süper…”
Memur, şeyhi uyarma ihtiyacı hissetmiş:
- Burada sorulan şey, seks gücünüz değil, cinsiyet… Erkek veya kadın diye işaretleyeceksiniz!…
Şeyh, bu soruyu da tereddütsüz yanıtlamış:
Vallahülazim farketmeeezz, farketmeeezzz…
Garaj
Temel ile Fadime, tayinleri nedeniyle Erzurum’a taşınırlar. Malum, Erzurum bol kar yağan bir yer…Kar yağdığı bir gün akşam üzeri, Temel’le Fadime evde otururlarken Belediye hoparlöründen bir anons,
‘Sayın sokak sakinleri, lütfen arabalarınızı sokağın sol tarafına park edin, sokağın diğer tarafındaki karlar temizlenecektir’.
Temel, evden çıkar ve arabasını sokağın sol tarafına park eder.Ertesi aksam, yine
Belediye hoparlöründen bir anons,
‘Sayın sokak sakinleri, arabalarınızı lütfen sokağın sağ tarafına park ediniz, sokağın boş bırakılan tarafındaki karlar temizlenecektir’.
Temel yine dışarı çıkar ve arabasını sokağın sağ tarafına park eder. Ancak bu arada kar yağmaya da devam etmektedir… Bunun sonucu olarak sokakların her gün temizlenmesi gerekmektedir.. Nitekim 3. günün akşamı yine bir anons,
‘Sayın sokak sakinleri, lütfen arabalarınızı sokağın ….? tarafına park ediniz, sokağın diğer tarafındaki karlar temizlenecektir’.
Ancak anons sırasında ses de bir kopukluk olduğu için ne Temel ne de Fadime arabaların sokağın hangi tarafına park edileceğini anlayamamışlardır. Uzun bir süre sokağın hangi tarafına park edecekleri konusunda tartışırlar ve bir türlü bir karara varamazlar. En sonunda Fadime;
‘Ula Temel’ der, ‘Madem, arabanın sokağın hangi tarafına park edileceğini anlamadık, bugün de araba garajda kalsın, boş ver anonsu…’
Aman Tanrım
Körfez Savaşı’ndan önceki yıllarda, Amerikalı bir bayan gazeteci, kadınlarla erkeklerin toplumdaki yeri hakkında bir yazı dizisi hazırlamak üzere Kuveyt’e gitmiş.. gözlemleri sırasında ilk dikkatini çeken, kadınların kocalarının 5 adim gerisinden yürüdükleriymiş…
Yıllar sonra ayni gazeteci tekrar bir yazı dizisi için Kuveyt’e gittiğinde bu sefer bir de bakmış kadınlar önden gidiyor, kocaları 5 adim arkalarından geliyor… bu ise çok şaşırmış, hemen bir kadına yaklaşıp sormuş:
“Bu gördüğüm inanılmaz bir gelişme… peki ama bu değişikliğin sebebi nedir??”
Kuveyt’li kadın cevap vermiş:
“Mayınlar…”
Akıl
Temel arkadaşı Dursun’u bi aksam üstü yemeğe çağırmış. Bekar olan Dursun için Temel’in karısı çok güzel yemekler hazırlamış. tam yemek sırasında Dursun sofradan bıçağını düşürünce masanın altına inince bi bakmış ki Temel’in karisi Fadime altına iç çamaşırı giymemiş!!! durumdan çok etkilenen Dursun hemen tuvalete kalkmış. Fadime peşinden gelerek:
“Dursun gördüklerin hoşuna gitti mi” demiş Dursun da:
“Gitti tabii gitmez mi” demiş
“Daha fazlasinida görmek ister misin” demiş Fadime
“İsterim tabii” demiş dursun
” O zaman yarin öğleden sonra temel gittikten sonra bize gel. Gel ama bi şartım var”
“Nedir de şartını bana”
“50 milyon !!!”
“Uyy yapma da Fadime 50 çoktur ya”
“Keyfin bilir Dursun. ”
“Tamam da tamam heslenme yarın öğleden sonra geliyorum”
Böylece anlaşmışlar…. Ertesi gün öğlenden sonra Dursun 50 milyonla Temel in evinde Fadime ile beraber olmuş ve parayı vermiş.
Aksam üzeri Temel eve çok sinirli bi şekilde gelmiş…
“Laa Fadime Dursun burya geldi mi !!!!”
Paniklenen Fadime anladı mı acaba diye düşünürken…
“Cevap versene Dursun buraya geldi mi!!!”
Çaresizlik içinde Fadime…:
“Geldi öğleden sonra ne oldu ki” demiş
“Sabah benden 50 milyon aldı öğlen eve bırakırım dedi de onu merak ettim”
Biz Alçakgönüllüyüz
Dünyanın gelişmiş ülkeleri bir araya gelmişler. Bir gün, en son teknolojilerle üretilmis bir bilgisayara bütün ülkelerle ilgili verileri yüklemişler ve sormuşlar:
“Dünyanın sahibi kim olacak?”
Bilgisayar uzun sure bilgileri değerlendirmiş ve büyük an gelmiş. Nefesler tutulmuş. Bilgisayar, sonucu yazıcıya göndermiş. Hakem heyeti sonucu ilan etmiş.
“Türkiye”
Herkes şaşırmış. Mutlaka bir yanlışlık olmuştur düşüncesiyle ayni soruyu bir kez daha sormuşlar. Bilgisayar uzun sure çalıştıktan sonra yazıcıya göndermiş.
“Türkiye”
Tüm dünya şoka girmiş. Birisinin aklına “niye?” diye sormak gelmiş. Herkes bu fikri beğenmiş ve bilgisayara sormuşlar.
“Niye?”
Bilgisayar sonucu yazıcıya hiç düşünmeden göndermiş.
“Herkes bir gün uzaya çıkacak ve dünya Türklere kalacak”
KÖPRÜVezirler padişaha çıkmışlar:
“Efendim, hazinede para yok, yeni vergilere ihtiyacımız var” demişler .
“Eee iyi ne vergisi koyalım”
“Köprülere adam koyalım gelip geçenden 1 akçe alalım”
Aradan bir süre geçmiş padişah merak etmiş halktan bir tepki var mı diye.
Hiçbir şey yok demişler.
“İyi o zaman köprülerin çıkısına da adam koyalım 1’er akçe daha alalım” demiş.
Aradan bir süre daha geçmiş “Var mı tepki, şikayet
“”Yok!”
Padişah kızmış:
“Ulan demiş, köprülerin ortasınada birer adam daha koyun gelip geçeni becersin”
Bir kaç gün daha geçmiş gene bir tepki yok. Padişah çok kızmış .
Köyün birine gidelim halkı dinleyelim demiş. Neyse vatandaşı toplamışlar meydana…
Padişah sormuş: “Var mi bir şikayetiniz, derdiniz”
Ses yok…
“Var mi bire deyyuslar konusun yoksa tas üstünde tas omuz üstünde bas bırakmayacam”
Biri çekine çekine elini kaldırmış . Hah demiş padişah söyle.
“Padişahım su köprünün ortasındaki adam var ya”
“Eeee”
“Aksamları çok kalabalık oluyor, sıra uzuyor, bir kişi daha koysanız”
????????!!!!!!!!!…….
)
((
Kadınlar neden aptaldır?..
Tanrı kadını yaratmış ve Dünya’ya göndermeden once “ne istersin?” diye sormuş.
Kadın; “Güzellik ve aptallık isterim” demiş. Ve açıklamış.
“Güzellik istiyorum, erkekler beni beğensin diye. Aptallık istiyorum, ben erkekleri beğeneyim diye.”
Golf
İngiliz, Fransız ve Temel aynı yerde çalışıyorlarmış.
Bir hafta sonu golf oynamaya karar vermişler.
Temel : Oynayalum ama ben golf bilmiyrum.
Fransız; Çok kolay sopa, top ve delik lazım.
İngiliz; Bende sopa var.
Fransız; Bende de top var.
Temel; Ben oynamiyrum.
Öksürük
Adamın biri çok kuvvetli öksürüyormuş,
doktora gitmiş derdini anlatmış.
Doktorda adama yanlışlıkla öksürük ilacı yerine müshil ilacı vermiş ve;
Bir hafta boyunca yemeklerden sonra iç ve yanıma gel demiş.
Bir hafta sonra gelen adama doktor; Öksürüğün nasıl oldu deyince, adam;
Cesaret edipte öksüremiyorum ki…
)
BU DAHA KULLANILIRMIS
Temel apartmanin onunden gecerken balkonda bir kari koca nin kavga
ettiklerini gorur,giderken adam balkondan karisini asagi atar,atar
atmasina ama kadin temelin onundeki cob bidonuna kafa ustu cakilir
Temel hemen kadinin yanina gider cop tenekesinde kadinin cansiz
yatmakta oldugunu gorur,ve kendi kendine mirildanir ula bu daha
kullanilirmis, ne diye salak adam cope atti bu kariyi anlamadum demis.
AFRIKA
-Ev odevi hazirlayan cocuk babasina sordu.? -”Afrika ne taraftadir baba”.?
-Babasi bilmiyorum demeyi kendisine yediremedigi icin biraz dusundu.Fazla uzakta olmamali dedi.
-Cunki bizim sirkette bir zenci var.
-Hergun ise bisikletle gidip geliyor.
UYANIK KIZ
Saf kizin bir tanesini erkek arkadaslari erik agacina cikmasi icin israr ediyorlarmis,Agaca cikarsan sana para verecegiz hediye alacagiz diye kandirmaya calisiyorlarmis. Kizcaaz da suphelenmis gelmis annesine sormus. Anne bu arkadaslarim benim erik agacina cikmami neden bu kadar israrla istiyorlar,Annesi kizim onlar seni erik agacina cikarip asagidan kilotuna bakacaklar diyor ve pesine nasihati veriyor sakin cikma.Kizda peki diyor. Ertesi gunu kizin annesi bakiyorki kizinin elinde bir suru hediye ve para ile geliyor.Annesi cikisiyor seni erik agacina cikardilar degilmi….!
Kizi anne ciktim ama kulotumu cikaripta ciktim onlarda benim kulotumu goremediler.Ben kulotumu gosterecek kadar safmiyim…?
HOKKABAZ
-Eve geldiginde burnu kaniyordu.Meraklanan annesine;
-Okula hokkabaz geldi.Burnumdan uc tane demir ellibinlik cikardi…dedi.
-Ama hokkabaz goz aldatir…Burun kanatmazki…
-”Zaten burnumu hokkabaz kanatmadiki.
-Baska para kalip kalmadigini kontrol eden arkadaslarim kanatti.
KARNE
-Bir gun Hasan kosarak odaya girdi.Ve elindeki karneyi babasina uzatti.
-Babasi karneye soyle bir goz atti..
-Iyi bir is yapmissin gibi,bu karneyi bana gosterebiliyorsun.
-Su karnenin haline bak.Beden dersinden baska iyi not varmi sunda.
-Ama babacigin kizma.Bu benim degil senin kitaplarinin arasinda buldum.
-Eski bir karnenmis.
KORKUNUN NEDENI
Kompartmanda tek basina yolculuk ediyordu. Birden kapi acildi ve cifte tabancali biri;
Cabuk paralari!! sokul diye bagirinca, adam korkudan titreyerek cevap verdi:
-Kusuruma bakmayin ama meteligim yok.
-Oyleyse niye titriyorsun?
-Yolcu guldu;
-Ben sizi konduktor sanmistim da!…
TABUTUN NERESINDE
Sormuslar Hocaya:
Cenaze tasinirken tabutun ne tarafinda bulunulmali, onundemi,arkasindami,sagindami,solundami? diye.
Hoca soyle bir kasilmis cevap vermis tabutun icinde bulunmayinda neresinde bulunursaniz bulunun!
PARA HOCA ve CIMRI
Cimri vede bos bogazin biri Hocaya:
Ya nasrettin hoca demis demek parayi cok seviyorsun..Acaba neden ?
-Hoca cevabini yapistirmis. Senin gibilere muhtac olmamak icin.
ANLAM
Hocaya sormuslar Evliligin anlami nedir diye. Su cevabi vermis hoca gunduzleri cifte hirlama geceleri cifte horlama
OLMEK
Hocayi ramazan da iftara davet etmis biri. Yemekte borek sinisinin basina ususup ev sahibi, atistirmaya atisitirdikcada siniyi kendi yonune dondurmeye baslamis.Hoca bir bakmis iki bakmis her lokma yutusunda oh oldum diyen ev sahibine, birader demis birak birazda biz olelim.
UZAYLILAR
Diyarbakirli birisi kamyonuyla Adana`da gidiyormus. Radyo’dan bir anons duyulmus : -Adana`da seyreden yolcularimiz, sehrimizi kisa bacakli, uzun kollu, kirmizi suratli ve cüce uzaylilar basmistir ama onlardan korkmayiniz ve dost olmaya çalisiniz. Adam yoluna devam etmis ve bir iki saat sonra adamin tuvaleti gelmis . Bir çali kenarina inmis. Tam isini yapacakken çali sallanmis. Bizim soför önce ürkmüs ama radyo anonsunu hatirlamis veee : -Diyarbakirliyam, kamyon soförüyem, sizinle tanismak istiyem. Ses gelmemis. Adam tekrar : -Diyarbakirliyam, kamyon soförüyem, sizinle tanismak istiyem. Yine ses gelmeyince adam bagirarak : -Diyarbakirliyam, kamyon soförüyem, sizinle tanismak istiyem. Çalinin arkasindan ürkek bir ses : -Urfaliyam, tir soförüyem, siçiyam.
TIRYAKI YOKSA
Bir köylü telasla bir baska köylüye kostu :
-Bana bak, senin inekler sigara içer mi?
-Çildirdin mi sen? inek sigara içer mi hiç?
-Öyleyse ahirin yaniyor, kardesim.
SAKIN YEME
Diyarbakir tren garindan Istanbul’a gelmek için yola çikmisti Haso ile Reso.Trende birlikte yolculuk yaptiklari bir yolcuyu muz yerken gördüklerinde, muzun ne menem bir sey oldugunu merak ettiler.Trenin durdugu ilk istasyonda birer muz satin aldilar. Tedbir olsun diye
-Reso :
-Haso, sen yemeyesen ben yiyacagim bana bir sey olursa sen yardimci olacaksin, der.Reso muzu isirir isirmaz tren tünele girer.
-Reso bagirir :
-Ula Haso sakin yemeyesen, ben yemisem, kör olmusam!
ISLAK TEMEL
Temel her baliga gittiginde islak donuyormus babasinin dikkatini
cekmis ve sormus ula Temel sen paluktan hep islak doneyursun
nedendur daa.Temel cevap vermis pabacugum ben paluga cikinca sigara
iceyurum, baba e oglum bunun islaklikla ne ilcusu var demis
Temel pabacugum sigara bitunce denize atayirum sonsun diyede ustune
basayurum onun icin islanayurum.
HUKUMSUZDUR
Temelin esi evden kacar,Temel cok kizar ve gider kendine yeni bir es bulur.
Daha sonra gazeteye ilan verir,yeni es aldigimdan eskisi hukumsuzdur.
HASERE ILACI
-Temel bir gun bol miktarda hasere ilaci icer…Koma halinde hastaneye kaldirilir.
-Komadan cikinca doktor:
-Zorun neydi o kadar ilaci ictin…?
-Temel heycanla inleyerek;Ben soforum yolda bir tabela gordum.
-Icunuzdeki trafik canavarini oldurun yazayi….
-Bende oyle ettum..
ESEK DEGIL
-Temel yolda araba bekliyordu…Karsidan da bir adam yaninda keci
ile birlikte geliyordu.
Adam Temelin yanindan gecerken selam vermedi…Biraz gittikten sonra
Temel kizarak arkalarindan yetisti ve;
-Hemserim habu esekle nereye gideyusun.?Adam gulerek ve Temel ile alay
ederek;
-Ula gormeyumusun ? Habu esek degildur.Kecidur deyince
-Temel bende senlen konusmadum keciye sordum.
AVUKAT TEMEL
-Temel bir davada avukatlik yaparken yuksek sesle konusuyordu…
Derken disardan bir esek anirmaya basladi.
-Hakim : -Biriniz konussun…Deyince Temel susar…Ve esegin anirmasi kesilince
-Hakim Temele buyur anlat ,der.
-Temel:
-Ne anlatayim ikumuzu da dinledun ver kararini.
SAMPUAN
-Temel dus almaya girer sampuani kafasina bosaltip ovalamaya baslar.
-Sirtini keselemeye gelen annesi.
-Oglum kafani islatmiyacakmisin der.
-Temel anne bu sampuan kuru saclar icin!!!.
ISINE SON
-Temel askerde biraz tembel..Sabah istimasindan kaytarip bir agacin altina yatar.
-Ancak biraz sonra yakalanir.Komutan yanina cagirir.
-Meslegin nedir? -Insaat kalfalugu yapayurum komutanim.
-Ha demek oyle,Peki sen insaatta yaninda calisan bir isciyi boyle yatarken yakalarsan ne ederdin.
-Temel firsati kacirmaz:
-Hemen ,hic dusunmeden isine son verirdim evine gonderurdum komitanum.
MAKINIST
Temel treni surerken raylar Uzerinde bir cocuk gormus,yantaraf dada
piknik yapan 200 kisi, Temel insanlari yada cocugu ezecekmis ve cocugu
tercih etmis ertesi gun haberlerde 201 kisi tren kazasinda oldu haberi
duyulmus polisler makinist temeli sorguya cekmisler temel olayi ve
kararini anlatmis ve eklemis cocugu ezeceydum oda kalabaliga dogru
kacinca hepsini ezdim.
HANGİSİ DAHA AÇIKGÖZ
Çok akıllı geçinirdi.Kapısında “ikinci kez gelen hastalardan yarım ücret alınır”yazılı doktora girdi.Gülerek :
-Bakın doktorcuğum, yine ben geldim, hatırladınız mı beni?dedi.
Doktor da güldü :
Tabii, hatırlamaz olur muyum?
Eeee? Muayene etmeyecek misiniz?İlaç vermeyecek misiniz?
Hayır gerekmez…Geçen gelişinizde verdiğim ilaca devam edin…
AMELİYAT YERİ
İki sevgili bir ağacın gölgesinde otururlar.Delikanlının tatlı sözleri arasında bir ara kız sevgilisinin kulağına fısıldar :
-Sevgilim sana apandist ameliyatı olduğum yeri göstereyim.
Delikanlının gözleri parlar.
-Göster canım göster.
Kız eliyle uzak bir yeri göstererek :
-Bak şu ilerde görünen sarı bina var ya, onun üçüncü katı….
ÜÇ KEZ
Ava çıkmış adam, başına gelenleri anlatıyormuş :
-Ormanda ilerlerken, karşıma kocaman bir Ayı çıkmaz mı?Çifteyi doğrultacak vakit yok!..Silahı bir kenara attığım gibi başladım kaçmaya.Fakat Ayı peşimde!Benden hızlı koşuyor.Bir ara ayının sıcacık nefesini ensemde hissettim.O kadar yaklaşmıştı.Derken Ayının ayağı kaydı, yere düştü…Fırsat bu fırsat, tabana kuvvet arayı açtım.Ama Ayı toparlandı, kalktı, bana yetişti.Yine nefesi ensemde… Pençesini uzatsa omuzumdan yakalayacak.Allahtan tam o sırada yine Ayının ayağı kaydı, yere düştü.Talih bana gülüyor!Hızımı arttırabildiğim kadar arttırdım, yeniden arayı beşyüz metre kadar açtım.Tanrı sizi inandırsın arkadaşlar, Ayı yine bana yetişti.Yine nefesi ensemde…şansa bakın…Ayının tekrar ayağı kayıp yere düşmez mi?
Serüveni dinleyenlerden biri dayanamamış :
-Sen de çok yürekliymişsin kardeşim!…Hayvan bana üç defa nefesi enseme gelecek kadar sokulsa, çok ayıptır söylemesi, ben korkumdan altıma ederim.
Avcı dönüp ters ters sözünü kesene bakmış :
-Lafı karıştırma yahu! Ayı üç kez neyin üstüne bastı da ayağı kayıp yere düştü sanıyorsun?
BAKAN KARISI?
Bakanlardan birinin ölmesiyle başka bir milletvekili onun süresini doldurmak üzere seçilmişti. Adam hemen karısına telefon ederek, bu haberi vermek istedi :
-Bir bakan karısı olmak ister miydin? diye sordu.
Karısı biraz düşündü sonra:
-Hangisinin?
BEBEK
Adamın biri misafirliğe gitmiş. Akşam olunca haliyle sormuşlar :
-Pardon arkadaş, demişler karı-koca. “Bizim odada mı yatarsın, bebeğin odasında mı, yoksa boş bir odada mı?
Adam düşünmüş :
-Karı-koca nın yanında yatılmaz, bebekte uyanır ağlarsa uykusu kaçacak, ben boş odada yatarım, demiş.
Sabah olunca adam elini yüzünü yıkamış, bir de bakmış çok güzel bir kız adama havlu tutuyor.
Adam:
-Kızım senin ismin ne? diye sormuş.
Kız :
-Bebek amcacığım ya sizin isminiz?…
Adam :
-Eşek kızım eşşşeeek…
RESİM
Leyla, ağacın altına oturmuş resim yapıyordu.Babası kızın elindeki bomboş kagığıdı görünce sordu :
-Leyla, ne resmi yapıyorsun bakayım?
-Çimenlikte bir keçi resmi.
-Çimenler nerede?
-Keçi hepsini yedi.
-Ya keçi?…
-Yiyecek birşey kalmayınca o da gitti.
HOO!!!
Doğu köylerinden birinde, kış kıyamette, adamın birisi ölmüş.Köylüler cenazeyi kızakla mezarlığa götürüyorlarmış.Ama daha mezarlığa varmadan, kızak da, öküzler de çamura saplanmış.Köylüler uzaktan öküzlere bağırmışlar çağırmışlarsa da, kimse çamura girmeyi göze alamamış.
O sırada, birisi, bakmış ki; dirilerden hayır yok, ölüye seslenmiş :
-Ulan, öldün öldün de, öküzlere bir “Ho!” diyemeyecek kadar mı öldün, mübarek?
KIZAMIK
Bey, telefonu açıp seslendi :
-Alo…Doktor Bey, bizim oğlan kızamık.
-Biliyorum, dedi doktor, dün sizin eve girip gerekli şeyleri söyledim, kendisini kimseyle temas ettirmeyin ve..
-Ama doktor bey, oğlan hizmetçiyi öpmüş bir kere…
-Ya bu fena işte…Öyleyse hizmetçiyi de karantinaya almalı.
-Doktor bey, bir şey daha var, sonra hizmetçiyi bende öptüm…
-O… İşler çatallaştı, hastalık herhalde size de bulaşmış olmalı.
-Ya..sonra ben karımı öptüm…
-Ne diyorsun be? Öyleyse ben de kızamık olacağım demek…
SERT KOVBOY
Bir kovboy çiftliğine dönmektedir.Bindiği atı yeni satın almıştır.Atın üstünde bir gün evvel evlendiği genç bir kadını da getirmektedir.Sel yatağı boyunca ilerlediklerinden, kötü bir rastlantı sonucu at kayar.
-Bir,der kovboy kısaca.
Ve on dakika sonra at yine bir yoldan sapma yapar.
-İki, der kovboy.
Biraz daha ileride, at bir engel karşısında, az kalsın dengesini kaybeder gibi olur, bu kez kovboy ne bir, ne iki der.Kadını attan indirir ve :
-Üç, der!
Ve bir tabancayla atı öldürür.
Genç evli kadın, dehşete düşmüştür.İtiraz etmekten kendini alıkoyamaz.
-Herşeye karşın, biraz sert, yapmamalıydın!
Ve kovboy sayar :
-Bir!
ELTİMGİLE GİDİYOM
Yeni ilçe olan bir köye trafik ışıkları yeni konmuş, ışıkların altında bir polis bekliyor ve halkın ışıklara uymasını sağlamaya yani bir çeşit trafik eğitimi vermeye çalışıyormuş.
O sırada, bakmış ki; bir kadın, elinde tuttuğu çocuğuyla, kırmızı yanarken karşıya geçiyor.Hemen seslenmiş :
-Hanım, hanım! Nereye?
Kadın dönüp :
-Vıy! demiş. Sana ne? Eltimgile gidiyom.
KAZANAN KİM
Ağa ile ırgatı köyden kasabaya giderken…Bir ara ağanın aklına bir muziplik geldi :
-Bak, dedi, şu yol kenarında ineklerin bıraktığı tezekleri yersen…Bu arabamı da, atları da, koşumları da sana veririm.Senin olsun.
Irgat gıcır gıcır arabayı, atları, koşumları görünce, düşünmedi bile…Tezeğin hepsini yiyip bitirdi.
Kasabaya gittiler, alışveriş yaptılar, dönerken…Ağa birden düşünceye daldı.”Muziplik derken, araba da, at da, koşumlar da gitti”diye :
-Bana bak, dedi, arabayı, atları, koşumları geri istiyorum.Kaça verirsin?
-Para filan istemem.Aldığım fiyata veririm,ağa…
-Yani?
-Yanisi şu ; Bak karşı kenarda duran tezekleri gördün mü?Sen de onları ye!Al arabayı, atları koşumları!…
Baktı başka çare yok, ağa da eğildi, zorlana zorlana yedi tezekleri…
Tam köye yaklaştıkları sırada ırgat gülmeye başladı kendi kendine…
-Ne gülüyorsun, diye sordu ağa, bir şey mi var?
-Nasıl gülmem, ağam?Biz yola çıkarken bu araba da, bu atlar da, bu koşum da senindi.Şimdi yine senin…Peki, öyleyse biz o tezekleri niye yedik?
DAHA ÇOK İSTİYOR…
Çocuk, okuldan bir gözü şiş olarak dönünce, annesi telaşlandı :
-Oğlum ne oldu gözüne? Düştün mü yoksa?
-Hayır düşmedim.Arkadaşım Orhan’la dövüştük.Ben de yarın onun gözünü şişireceğim!
Annesi yatıştırmaya çalıştı :
-Sakın ha! Dövüşmek iyi birşey değil.Ben sana yarın pasta çörek vereyim.Arkadaşına da ver, barışın.Güzel güzel oynayın olmaz mı?
-Olur anneciğim, barışırız.
Ertesi gün, çocuk öteki gözü de şişmiş olarak döndü.Annesi merakla sordu :
-Yine ne oldu?
-Arkadaşım yaptı, daha çok pasta, çörek istiyor!
PATATES
FBI gizli ajan eksikliğini giderebilmek için ajan seçmeleri yapmaya karar vermiş. Ve hergün üçer kişi çağırıp aralarından birini ajan olarak himayelerine alıyorlarmış. Seçimlerin 3. günü Temel’ de katılmış. Yanındada bir ingiliz ve bir amerikan varmış. Bunlardan ilk olarak kamuflaj olmalarını istemişler. İçinde sadece bir çuvalın bulundu boş bir odaya sokmuşlar ve burada gizlenmelerini söylemişler. İlk önce ingiliz girmiş. 5 dk. sonra odaya giren bir yetkili gitmiş içinde ingilizin saklandığı çuvala tekme atmaya başlamış.
Hemen çuvalın içinden bir ses gelmiş: ” Miyaw, miyaw.” İngilize ilk testi başarıyla geçtiğini söyleyip amerikan’ ı odaya koymuşlar. Amerikan’ da aynı çuvala saklanmış. Biraz sonra yine odaya giren yetkili gitmiş ve çuvala bir tekme atmış. Çuvalın içinden: “Hav, hav.” diye bir ses gelmiş. Amerikan’ ıda tebrik edip Temel’ i odaya koymuşlar. 5 dk. sonra odaya giren aynı görevli gitmiş çuvala bir tekme atmış. Ama hiçbir ses gelmemiş. Bir daha atmış yine tık yok. Bir daha bir daha derken en sonunda çuvaldan cılız bir ses yükselmiş: ” Patateeeeesss
ŞEMSİYE
Yıllar önce İngiltere’de erler şemsiye kullanmazmış.Şemsiye taşıma hakkı sadece subaylara tanınıyormuş.
O yıllarda bir gün genç teğmenlerden biri, koltuğunun altında bir şemsiye ile hızlı hızlı yürüyen eri görünce, beyninden vurulmuşa dönmüş.Eri çağırarak :
-Bu ne küstahlık, demiş.Ve şemsiyeyi aldığı gibi dizinde iki parça etmiş.
-Bu sana bir ders olsun, bir daha böyle küstahlıklar yapma!
Neye uğradığını anlamayan er :
-Başüstüne, diyerek selamı çakmış ve şöyle sormuş :
-Teğmenim, beni az önce evine yollayan general şemsiyesini istediğinde kim kırdı diyeyim?

Karı-koca birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar. Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bir yemek yiyip uykuya dalarlar.
Birkac saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır. Adam uyku sersemidir güzel bir rüyadan uyandırıldığı icin de biraz kızgındır
“Ne oldu? Ne istiyorsun?” diye sorar.
“Yukarıya bak ve bana ne gördügünü söyle. ”
Adam gökyüzüne bakar ve cevap verir:
“Bunun için mi uyandırdın beni?. Baktım işte. Bir sürü yıldız görüyorum, ışıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız.” Karısı tekrar sorar: “Peki, bu sana neyi gösteriyor?” Artik iyice uykusu kaçan adam biraz düsünür ve cevap verir: “Teolojik olarak Tanrının kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum. Felsefi olarak, evrenin sonsuzluğunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum. Astronomik olarak galaksilerin, yıldızların, gezegenlerin varlığını görüyorum. Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 olduğunu, Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum. Niye sordun bunu bana? Sana neyi gösteriyor?”
“Çadırımızı çalmışlar…”
slm merhaba nasılsınız arkadaslar sıdemız hayırlı olsun ısohbetler dilerım