
Saat tam bes kirkbes Tabiki sabah Soylemeye ne hacet Cayimin suyu isinirken bir yandan Yaziyorum bu satirlari kendime Var olusumun bir kaniti olarak Gomuyorum acilari icime Kus sesleri arasinda Ardima hic bakmadan Beni gelecege surukleyen Bir maceranin pesinde Akintiya kurek ceken Bir kayikci gibiyim YAVUZ DOĞRUYOL
Haziran 16, 2010 | Kategorisi
Yavuz Doğruyol |
Devamını Oku » 
Aslinda bir tesaduftu seninle tanismamiz ama sesin hala kulagimda yankilaniyor durust saf canayakin ve temiz Sanki beni yillardir taniyan bir dost elimi tutan bir sevgili gibi yakin Konustukca sevdim sevdikce isindim o saglam karakterinin cazibesine cocuklarina olan sevgin feth etti beni ve gurbette yaptigin o serefli mucadele Adin gibi deryasin ufkunda gunesler batan bagrinda Kerem [...]
Haziran 16, 2010 | Kategorisi
Yavuz Doğruyol |
Devamını Oku » 
Çok iyi hatırlıyorum Hafta arası bir akşamdı Alacakaranlık ve ayazdı Seni gördüm uzaktan Recep abi ile konuşuyordun Okadar şefkatli ve naziktinki Elimde olmadan sana öylece Bakakaldım dışarda Kafeye girdim ve size dogru Yaklaştım yanınıza Konuşabilmek için seninle Can atıyordu kalbim Sonunda bende muhabbete Katıldım sizinle Ağzım konuşuyor ama kalbim dinliyordu seni hareketlerin okadar dogal ve [...]
Haziran 16, 2010 | Kategorisi
Yavuz Doğruyol |
Devamını Oku » 
Kağıt kalem yakın gözlük Parlak ışık saat gecmiş Yatak kısa yorgun vucud Nıyet iyi bel ağrısı Sağ dirseğim defter yanı Düşünceler gece yarısı Şiirler yengeç bacağı Üçgen beşgen esneyen kedi Boncuk nerde kesık ağaç Damla sesi mutfak kokusu Temiz çamaşır yorgun gözler Yarın tatil Yeterde işlem tamam Motor soğuk nemli tavan Sıcak vucud uyku geldi [...]
Haziran 16, 2010 | Kategorisi
Yavuz Doğruyol |
Devamını Oku » 
Dilimde bir gurbet türküsü Yıne oldu akşam, Memleketimde gurbeti yaşıyorum Bağrımda oyuncak tekneler Yanlızlığım yanlızlığımla arkadaş Darbe yiyip gözyaşı içiyorum, İçimde sensizliğin sessizliği Derin sızısı çatlak bir kemik gibi Sağımda sen solumda sen, Varlığın ısıtıyor yokluğumu İçimde bir umut feneri sanki Kah yanıyor kahsa vah vah Hasat alacak bir çiftçi gibi Sevgi ekip umut biçiyorum [...]
Haziran 16, 2010 | Kategorisi
Yavuz Doğruyol |
Devamını Oku » 
Bu çevirileri ancak az ingilizce bilen Türkler anlar Chicken translation: Piliç çevirme Leave the door december: Kapıyı aralık bırak Where is this waiter who I put?: Nerede bu kodumun garsonu!.. Clean family girl: Temiz aile kızı. Your hand is on the job your eye is on playing: Elin işte gözün oynaşta Sensitive meat ball: İçli [...]
Mayıs 13, 2010 | Kategorisi
TEBESSÜM |
Devamını Oku » 
Sevgiyle büyür çocuklar, sevgiyle bir evlilik güçlenir, sağlam temellere dayanır. Beslenmeye ve güçlenmeye ihtiyacı vardır. Ne kadar ihtimam gösterir ve gelişmesi için gayret edersek o kadar büyür ve mutluluğumuzu artırır. Her şeyi test edebiliyoruz, başarımızı, başarısızlığımızı ölçebiliyoruz. Ama eşine duyduğu sevgiyi ölçmek kimsenin aklına gelmemiştir herhalde. Çünkü evlilik bağlayıcıdır. Sevgi, varlığı ve yokluğu kontrol edilmeden, [...]
Nisan 8, 2010 | Kategorisi
Evlilik Okulu |
Devamını Oku » 
Her toplumun ve yörenin kendine göre bir müziği var, hatta her toplumda birden fazla müzik türü bulunuyor. Latincede “Perilerin dili” anlamına gelen müziğin kendine özgü bir dili var ve bu nedenledir ki, evrensel bir boyuta sahip.Yani dünyada ki tek ortak dil müzik.. Müzik sadece bir enstrumantel ses olarak kalmamış, onun tedavi edici etkisinden de istifade [...]
Mart 19, 2010 | Kategorisi
BİLGİLER |
Devamını Oku » 
İkizleri kesinlikle tek bir birey olarak düşünmemeli ve buna göre davranmamalıyız. Onların ayrı ayrı birey olduğunu kabul etmeli onlara da bunu kabul ettirmeliyiz. Bunun için temelde basit ancak bireyselleşmeye yardımcı olacak aşağıdaki bir kaç küçük ama çok önemli bireyselleştirme önerilerine dikkat etmeliyiz. İkizler diğer kardeşlerden farksızdır, fiziksel olarak ayrı beden ve beyne sahiptir. İkizlerin yetenekleri [...]
Mart 18, 2010 | Kategorisi
BİLGİLER |
Devamını Oku » 
Bu, belli bir program olmaksızın, bebeğin acıktığını belirttiği her zaman beslenmesi anlamına gelir. Açlık, yeni doğan bebeğiniz için yeni bir duygudur. Anne karnında sürekli beslenen bebek dünyaya geldiğinde besinlerim belli aralıklarla almak zorunda kalır. Sindirim sistemi ise uzun aralıklarla fakat çok yiyecek alacak kadar gelişmemiştir. Bu nedenle başlangıçta azar azar ama sık aralıklarla beslenmelidir. Acıktığı [...]
Mart 18, 2010 | Kategorisi
BİLGİLER |
Devamını Oku » 
Elinin mürekkebiyle kadın işine soyunan, kısaca yalnız yaşamaya başlayan erkeklerin beslenme ihtiyaçlarını karşılamak için yemek yapmayı öğreten bir kitap arayıp durdum yıllarca. Anladım ki yokmuş. Tüm kaynaklar sanki hepimiz Boluluymuşuz da sabah şekerlerindeki gibi koca kıçlarımızı sallaya sallaya şıp diye yemek yapabiliyormuşuz gibi yazılmış. Neyse efendim sonuçta bir şekilde hasbelkader yemek yapmayı kendi başıma öğrendim. [...]
Mart 15, 2010 | Kategorisi
TEBESSÜM |
Devamını Oku » 
* Kapılarınız veya çekmeceleriniz bir müddet sonra itseniz de çekseniz de kapanmaları zorlaşır: Kapınızın, çekmecenizin sürten kısmına vazelin sürün. * Baş ağrısı için: Kahve çekirdeğine limon suyu sıkın yavaş yavaş yiyin. (Birkaç tane) * Mantar kapaklı şişeleri yatık vaziyette saklamalısınız. * Şarap şişelerinin mantarını tekrar şişeye geçirmek için: Mantarı kaynar suyun içine atın. * İçkilere [...]
Mart 15, 2010 | Kategorisi
KARMA |
Devamını Oku » 
DAHA YEŞİL SEBZELER Yeşil sebzelere renk veren, klorofil maddesidir. Pişirdiğinizde sebzelerin bu yeşil rengi daha az kaybetmeleri için, önce bol buzlu suda bekleterek, klorofilin sabitleşmesini sağlayın. KARARMAYAN SOĞANLAR Soğanları kızartmadan üzerlerine biraz un serperseniz, kavururken kararmazlar. KIZARMIŞ BÖREK Börek üzerinin kızarması için üzerine yumurta sürülür, evde yumurta kalmamışsa, biraz yoğurdu bir yemek kaşığı yağla karıştırıp [...]
Mart 15, 2010 | Kategorisi
KARMA |
Devamını Oku » 
Dünya nüfusunu, mevcut halkların nispetlerini muhafaza ederek, 100 kişilik bir köy kadar küçültebilseydik bu köy söyle olacaktı; 57 Asyalı, 21 Avrupalı, 14 Amerikalı (Kuzey, Orta, Güney) ve 8 Afrikalı. Bunların 52′si kadın, 48′i erkek olacaktı. 30 beyaz, 70 beyaz olmayan, 30 Hıristiyan, 70 Hıristiyan olmayan, 89 heteroseksüel, 11 homoseksüel. 6 kişi bütün servetin % 59′una [...]
Mart 15, 2010 | Kategorisi
KARMA |
Devamını Oku » 
* Türkiye’de yaklaşık 1 milyon ton kağıtla gereksiz yazışmalar yapılıyor. * 1 ton kullanılmış beyaz kağıt geri kazanıldığında 16 çam ağacı, 1 ton gazete kağıdı geri kazanıldığında ise 8 çam ağacının kesilmesi önlenmiş oluyor. * Orman Bakanlığı yetkilileri gereksiz yazışmaların yapılmaması halinde 2,5 milyon yetişmiş ağacın kesilmekten kurtulacağını bildirdiler. * Bir büro elemanı ise yılda 81 kilo yüksek vasıflı kağıdı [...]
Mart 15, 2010 | Kategorisi
BİLGİLER |
Devamını Oku » 
Bebeklere dair o kadar çok geleneğimiz var ki… Bu geleneklerin birçoğu bebek sağlığını olumsuz etkiliyor. İleride teri kokmasın diye yeni doğan bebeği tuzlu su ile yıkamak, sarılık olmasın diye sarı giydirmek, göbek kordonunu evde saklamak, gözü tok olsun diye yarı kırkında yumurta ve soğan dağıtmak, çocuğun ilk tırnağının baba tarafından kesilmesi ve nazar değmesin diye [...]
Mart 12, 2010 | Kategorisi
BİLGİLER |
Devamını Oku » 
Sen benden ayrı sanma ben sendeyim Kalbine giriyorum ara sıra Çağır beni de sana neler deyim Sanki girmiş gibiyim bağa,kıra Elbet şimdi özgürsün yoktur yarin Koş bakalım her yerde narin narin Peşindeyim hep,olsun bak haberin Senin için düşerim her gün dara Yalnızlığı yolladım dünden beri Kalbinden geçmedikçe gelmez geri Sevgilerle donattım hem de seri Gönlünü [...]
Mart 12, 2010 | Kategorisi
ŞİİRLER |
Devamını Oku » 
Siz de bu soruyu kendinize soruyorsanız, şimdi söyleyeceklerimiz yol gösterici olacaktır. Sağlıklı ve sağlıksız aile kendilerini şu dört temel hususta farklılıklar taşır. Bunlar: 1. Kişinin özgüveni: A- Ancak sağlıklı ailede aile üyeleri kendilerini değerli, onurlu ve anlamlı bulurlar. Kişinin kendini değerli bulması ve saygı duyması doğal bir durumdur. Sağlıklı ailenin bireyleri, ben ailem için ve [...]
Mart 10, 2010 | Kategorisi
Evlilik Okulu |
Devamını Oku » 
Nasıl çalıştığını bilmediğiniz bir aleti yapmanız ve tamir etmeniz mümkün değildir.Tıpkı bunun gibi sorunlarınızın neden kaynaklandığını bilmeden, zamanınızın nereye gittiğini bilmeden zaman yönetimiyle ilgili sorunlarınızı çözemezsiniz. Ne Gibi Sorunlarla Karşı Karşıyasınız? Zaman yönetimine ilişkin sorunlarınızın tüm sebeplerini içeren bir liste hazırlayınız. Bu işi hemen şimdi yapınız. Şimdi listenize bir göz atın ve her maddenin karşısına, [...]

Barışçıl Soğukkanlılar (BS) diğer üç karakterin duygularına tampon olur ve dengeyi sağlarlar. PO’lerin vahşi planlarını yumuşatırlar, GK’lerin parlak kararlarından etkilenmeyi reddederler ve MM’lerin karmaşık fikirlerini çok ciddiye almazlar. BS’lar hepimize, kafamızı taktığımız şeylerin, ”Aslında o kadar da önemli olmadığını” gösteren bir gruptur. En baştan itibaren BS bebekler ailelerine huzur götürürler. Herkes onların yakınında olmaktan memnundurlar. [...]

İmkansızı hayal eden ve en ulaşılmaz yıldızlara ulaşmayı hedefleyen insanlardır. PO’ların konuştuğu, MM’lerin düşündüğü ortamlarda Güçlü Kolerikler (GK) ortaya bir şeyler çıkartır. Eğer onun altın kuralını, ”Onu benim yöntemimle Şimdi yap!”,çiğnemezseniz çözülmesi ve anlaşılması en kolay karakterdir. Yere sağlam basarak diğerlerinden hızlı yürüyenler GK’lerdir. Yanınızdan uzun adımlarla yürüyüp geçerlerken yerin sarsıldığını hissedebilirsiniz. Yapacak önemli işleri [...]

Yetişkin insanlar olarak Mükemmeliyetçi Melankolikler (MM) düşünenlerdir. Amaçları konusunda ciddi,düzene ve organizasyona düşkün, güzelliğin ve zekanın takdircisi kişilerdir. Heyecan verici şeyleri istemezler, hayatları için en iyi planı yaparlar. MM’ler olmasaydı daha az şiir,sanat, edebiyat,felsefe veya senfoni olurdu. Kültürümüz, zerafetimiz, tadımız ve en içimizdeki yeteneklerimiz eksik kalırdı. Daha az mühendisimiz, bilginimiz, bilim adamız olurdu; dengemiz kaybolabilirdi. [...]

Michelangelo David figürünü yapmaya hazırlanırken, mermer seçimine uzun zaman harcadı; çünkü kullanacağı maddenin bitmiş ürünün güzelliğini tamamlayacağını biliyordu. Taşın şeklini değiştirebilirdi ama temel maddeyi değiştiremezdi. Hepimiz kendi huylarımızla, kendi işlenmemiş malzememizle, kendi cins kayamızla doğduk. Bir kısmımız granit, bazımız mermer, bazımız su mermeri, bazımız kum taşı. Kayanın cinsi değişmez ama farklı şekillere sokulabilir. Kişiliklerimiz de [...]

Sevgili tanrı, geçen hafta Newyork’a gittiğimizde Sen Patrick Kilisesini gördüm. Bayağı güzel bir evde oturuyorsun (Frank). Sevgili tanrı. Eğer ben tanrı olsaydım, bu kadar iyi olmazdım. Bunu aklından çıkarma (Michelle). Sevgili tanrı. Eğer öldükten sonra yaşayacaksak, niye öldürüyorsun? Sevgili tanrı sen zengin misin, yoksa sadece ünlü mü? (Steven). Sevgili tanrı bu soğuklar ne işe yarar? [...]
Mart 6, 2010 | Kategorisi
TEBESSÜM |
Devamını Oku » 
Başkalarının gereksinimlerine karşı duyarlı olduğunuz kadar kendi ihtiyaç ve gereksinimlerinize de duyarlı olmayı deneyin.Bunun için yapacağınız ilk şey, yaşantınızı incelemeli ve analiz etmelisiniz. -Zamanınızı nasıl harcıyorsunuz ? -Değer verdiğiniz şeyler neler ? -Beklentileriniz neler ? -Yaşantınızda ne gibi değişiklikler yapmak istiyorsunuz ? Yapacağınız günlük bir plan ihtiyaçlarınızın karşılanması konusunda size önemli ipuçları verecektir. Zamanınızı nasıl [...]

Kontrolsüz, denetimsiz bir hayat zamanla sizi baş edilmesi güç sorunlarla baş başa bırakır. Duygularınızı başkalarına anlatmakta ve açmakta güçlük mü çekiyorsunuz? İnsanlarla ilişkilerinizde hep onların beklentilerine yöneliyor, kendi beklentilerinizi unutuyor, dile getirmeye çekiniyor musunuz? Kendi hayatınızla ilgili kararlar almaktan ve bunları uygulamaktan çekiniyor musunuz? İnsanlarla olan ilişkinizde ortaya çıkan çatışmaları ilişkinizi zedelemeden çöze mi yor [...]

Çalışmanın Şartları Çalışmanın bedeni, hissi, harici ve akli olmak üzere dört şartı vardır. Bedeni şart, sağlık ve sağlamlıktır. Hissi şart, onu sevmek ve içten arzu ederek yapmaktır. Harici şart ise, bulunduğumuz yerin ve diğer maddi durumların elverişli olmasıdır. Akli şartı ise, onun metodunu bilmektir. Çalışmanın metodu Yapılacak çalışmalar herhangi bir iş veya memuriyetin muayyen saatlerdeki [...]

Doktora gittiğimizde birtakım sorularla karşılaşırız. Hastalığın veya rahatsızlığın türüne göre soruların tipi de değişmektedir. Eğer yüksek tansiyon rahatsızlığımız var ise; “Kilonuz nedir?”, “Başınız ağrıyor mu?”, “Tuzlu–yağlı–hamur işi çok yer misiniz?”, “Egzersiz yapıyor musunuz?” türünden sorulara muhatap oluruz. Ancak, genelde sorulan sorular, hep fizikî hayatımızla, bedenimizle ilgili olmakta; ruhî yapımız ihmal edilip, sosyal bir varlık olduğumuz [...]
Mart 2, 2010 | Kategorisi
Evlilik Okulu |
Devamını Oku » 
Evvel zaman içinde bir orman varmış. Bu ormanın kenarından bir tren yolu geçermis. Her gün bir tren kasabadan kente giderken bu ormanın yamacından geçermis. Ormandaki hayvanlar treni çok severlermis. Tren ormanın kenarına gelince düdüğünü öttürür haber verirmiş. DüüüüüüütL O zaman hayvanlar ormanın kenarına kosarlarmış. Tavşanlar kulaklarını, sincaplar kuyruklarını sallayarak onu selamlarlarmış. Çiçekler bile baslarını sallar, [...]
Mart 2, 2010 | Kategorisi
Çocuk Bahçesi |
Devamını Oku » 
Ya buz gibi bir sessizlik ya da korkunç bir kavga… Kadın erkek ilişkilerinde dengeyi tutturmak da oldukça zordur! Birbirlerini çok seven insanların bile zaman zaman fikir ayrılığına düşmelerinden ya da birbirlerine zaman zaman katlanamamalarından daha doğal ne olabilir ki? Tartışılan konuyu kişileştirmeyin. Onun hoşlanmadığınız davranışlarından konuşuyor olsanız bile genel bir konuda konuşuyormuş gibi davranın. Ses [...]
Mart 2, 2010 | Kategorisi
Evlilik Okulu |
Devamını Oku » 
İki Şapka üreticisi şirket işe yeni aldıkları iki pazarlamacı delikanlıyı Afrika’ya göndermişler. Birinci delikanlı kısa süre sonra merkeze su mesajı göndermiş; -Burada kimse şapka giymiyor. Satış olasılığı yok. ikinci delikanlının mesajı şöyleymiş; -Burada kimsenin şapkası yok. Satış imkanı çok.
Şubat 27, 2010 | Kategorisi
KARMA |
Devamını Oku » 
İşte Türkiye’de özellikle de ailelerin son 10 yılda dünyaya gelen erkek çocuklarına en çok verdikleri isimler Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü istatistiklerine göre, Türkiye’de özellikle de ailelerin son 10 yılda dünyaya gelen erkek çocuklarına en çok verdikleri isimlerin Yusuf, Arda, Mustafa, Mehmet, Ahmet olduğu bildirildi. Kurum istatistiklerine göre, 2006 yılında Arda,Yusuf, Mehmet, Mustafa ve [...]
Şubat 26, 2010 | Kategorisi
BİLGİLER |
Devamını Oku » 
Uzmanlar, bazı gıdaların beyini beslediği düşüncesinde. Zekayı geliştirmek için düzenli olarak ceviz ve semizotu tüketmek gerekiyor. Beslenme şekli, vücut sağlığı için önemli. Bazı gıdalar vücut kadar, ruh ve beyin sağlığı için de büyük önem taşıyor. Bu noktada karbonhidratlı yiyecekler ilk sırada yer alıyor. Hangi besin neye iyi geliyor, işte cevabı… Stresle Mücadele İçin Beslenme Uzmanı [...]
Şubat 26, 2010 | Kategorisi
BİLGİLER |
Devamını Oku » 
Minik serçe bir bahar günü uçuyormuş. Birden karşıdan bir motorsikletlinin hızla geldiğini farketmiş. Her ikisi de çarpışmayı engellemek için ellerinden geleni yapmışlar… ama nafile… Serçe ‘çotaaank’ diye kaska çarpıp düşmüş. Motorcu koşmuş serçenin yanına. Serçe baygın yatıyor.. Kıyamamış, bırakamamış yolda almış getirmiş eve. Eskiden kalma bir de kafesi var evde. Baygın serçeyi kafesin içine güzelce [...]
Şubat 22, 2010 | Kategorisi
TEBESSÜM |
Devamını Oku » 
Her şeyi yarım yaşıyormuşuz gibi geliyor bazen. Mutlulukların tadı hep damağımızda kalıyor. Başımıza gelen tüm felaketleri, iki gecelik gözyaşıyla dindiriyoruz. Çabuk unutuyoruz olup biteni ve bazen, hüznü yaşamayı bile beceremiyoruz. Oysa hayat, ardımızı toplayan, bıraktığımız yarımlarımızı eteğinin altına saklayan kıskanç bir kadın gibi bekliyor bizi. Biriken pişmanlıklarımıza son bir damla daha ekleniyor bağıra çağıra. O [...]
Şubat 22, 2010 | Kategorisi
DENEMELER |
Devamını Oku » 
Hayatın idamesi için lüzumlu olan hava, su ve enerjinin alımı ve kullanımı çok ince bir mizan çerçevesinde cereyan eder. Prof. Dr. İbrahim ERKUL Hayatın idamesi için lüzumlu olan hava, su ve enerjinin alımı ve kullanımı çok ince bir mizan çerçevesinde cereyan eder. Vücudun enerji ihtiyacı; bazal metabolizma hızı, yiyecek alımıyla meydana gelen ısı üretimi ve [...]
Şubat 10, 2010 | Kategorisi
TAVSİYELER |
Devamını Oku » 
İstanbul Teknik Üniversitesi’nde bilimsel çalışmalarıyla dünya çapında meşhur olan Prof. Dr. Zekai Şen’i Türkiye ne zaman fark eder acaba? Ne zamandır bıkmış idik kibirli ve bilimsel bilginin doğruluğuna iman ile bağlanan akademisyenlerden. Uzun zamandır üniversitelerimiz bu tarzda öğretim görevlisi barındırıyor. Bilimsel bilgiye katkıda bulunmuyorlar, fakat bilim üzerinden bilimin yetke sahibi olmayan alanları reddedebilecekleri gibi garip [...]

DİBA K. SONCU -Git işine be aşağılık herif! Ama ama ama kraliçe! Vezir düşmeden önce bir hamle daha yapabilirdi oysa. Yapabilirdi ama, sıkılmıştı Verazin. Oyunu kaybetmek daha eğlenceli olabilirdi. Hem, her zaman kazanacak değildi ya. Biraz da kaybetmenin sefasını sürsündü. Kaybedince heyecanlanıyordu. Garip bir şekilde boğazına bir şey düğümleniyordu. Kazansa… Pis pis sırıtmaktan başka… Karşısındaki [...]
Şubat 2, 2010 | Kategorisi
DENEMELER |
Devamını Oku » 
Yavuz Sultan Selim Han döneminde, İran hükümdarı Şah İsmail, kıymetli mücevherler ile dolu bir hediye sandığı gönderiyor, hünkâra. Sandık açılır. İçinden çeşit çeşit değerli taşlar, kıymetli atlas, kadife kumaşlar çıkar. Fakat etrafa pek fena bir koku yayılır. Önce, hiç kimse bir anlam veremez, nadide mücevherler ile dolu sandıktaki bu fena kokuya. Sonra, mesele anlaşılır. Sandığın [...]
Ağustos 20, 2009 | Kategorisi
TARİHTEN İZLER |
Devamını Oku » 
Günümüz ekonomik koşullarında ve gittikçe daralan rekabete açık piyasada işini iyi yapanlar ve esnek davranabilenler ayakta kalacaklardır. Öncelikle bir mağazanın başarılı olabilmesi için önemli olan unsurların başında kalite, dürüstlük, süreklilik, güven gibi kavramların tam olarak uygulanması gelmektedir. Bu unsurlar uygulandığında mağazanın başarılı olmamasında hiçbir neden yoktur. Mağazacılığın verimlilik, karlılık, maliyetleri düşürme, tasarruf, stok yönetimi gibi [...]
Ağustos 20, 2009 | Kategorisi
BİLGİLER |
Devamını Oku » 
Küçük istavrit yiyecek bir şey sanıp Hızla atıldı çapariye, Önce müthiş bir acı duydu dudağında Gümbür gümbür oldu yüreği Sonra hızla çekildi yukarıya. Aslında hep merak etmişti Denizlerin üstünü, Neye benzerdi acep gökyüzü Bir yanda büyük bir merak Bir yanda ölüm korkusu. Dudağı yanıklar denir, şanslıdır onlar Hani görüp de gökyüzünü, insanı Oltadan son anda [...]
Ağustos 20, 2009 | Kategorisi
ŞİİRLER |
Devamını Oku » 
Sevgimden seni ayırmadım ki ben Sarmaşık gibi kıvrım kıvrımsın sen Ne hayel ne düş aldatmasın seni Seni aşkımdan hiç edermiyim men Sen ki çiçeksin tomurcuk gülüsün Gönül gözümü dondurur gülüşün İki cihanda başucundayım ben Kalpteki meşkin neşe bülbülüsün Kimseyi değil seni sevdim bir tek Yüreğimdesin mahşer gününe dek Sevgim ulvice,o kadar da temiz Sana tutkunum [...]
Ağustos 12, 2009 | Kategorisi
ŞİİRLER |
Devamını Oku » 
Teknolojinin kıskacında sıkışıp kalan çocuklarımızın yetenek ve hayal güçleri ne yazık ki sınıfta kalıyor. Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Psikolog Nur Dinçer Genç ‘Çocuklarınıza masal anlatın’ diyor… Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde uzak bir ülkede yaşayan küçük bir çocuk varmış. Bu çocuk oyun oynamayı, annesini, babasını, evini, okulunu, oyuncaklarını çok severmiş ama en çok her [...]
Ağustos 10, 2009 | Kategorisi
TAVSİYELER |
Devamını Oku » 
Çocuğunuz çok mu soru soruyor? Artık bu sorulara cevap vermekten sıkıldınız mı? Hatta daha ötesi sorduğu soruları cevaplamakta zorlanıyor musunuz? Peki çocuklar niçin bu kadar çok soru sorarlar ve onların bu soruları karşısında ne yapmak gerekir? Çocuklar dış dünyayı kendi çabaları ile anlamaya ve çözmeye çalışırlar. Çocuklar için bizzat gördüklerini anlamak daha kolaydır. Fakat olayların [...]
Ağustos 10, 2009 | Kategorisi
TAVSİYELER |
Devamını Oku » 
Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine, ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim. Sen yoktun… Binlerce adim attım bu kentin sokaklarında. Her köşeyi, her parkı, her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmış her kaldırım taşında senin adini aradım. Sen yoktun… Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı. Her bir hücremin acısını ta yüreğimde [...]
Ağustos 8, 2009 | Kategorisi
DENEMELER |
Devamını Oku » 
DALGIÇ: • 20kg ağırlık yeter mi? • Şu mağarada ne var? • 100 metreye dalarım, hiç bir şey olmaz. BALIKÇI: • Hava bugün ne güzel. • AA ne güzel balık! • Şu tıpa ne işe yarıyor ağabey? • Çıpayı almadık mı? • Burnu dalgaya mı verecektik? • Şu koya girdik mi tamam. MOTORCU: • Şu [...]
Ağustos 8, 2009 | Kategorisi
TEBESSÜM |
Devamını Oku » 
BIR GUN BIR CILGINLIK EDIP, SENI SEVDIGIMI SOYLESEM. ALAY EDIP GULERMISIN ? YOKSA SENDE SEVERMISIN ? SORANLARA UNUTTUM DIYORUM, ADI NEYDI HATIRLAMIYORUM, BEN ARTIK SEVMIYORUM, AMA OYLE DEMIYOR ICIM, SUSMUYOR SUSMUYOR KALBIM, HALA DELI DIVANEYIM BEBEGIMSIN KIYAMAM HASRETIMSIN KOPAMAM ICIMDEKI ASKIMSIN BEN SENSIZ YASAYAMAM SEN GITTIN GUNES DOGMADAN, SARI GULLER KOKLADIM SENIN TENIN DIYE, DOKUNDUM [...]
Ağustos 8, 2009 | Kategorisi
ŞİİRLER |
Devamını Oku » 
Rampaların atmacası Mecburum geçmeye Bende bir çocuğun masala kandığı gibi sana kandım. Uykusuz gecelerin sabahını bana sor… Boş ver alın yazısı derler ayrılığa, sarışın gider esmer gelir yanına… Aşk kaçmaktan çok kovalamayı sever . Görmekten çok özlemeyi dokunmaktan çok düşlemeyi ve aşk öyle haindir ki Nerde imkansız varsa onu sever… Bu sevda bitmez hasret gitmez [...]
Ağustos 8, 2009 | Kategorisi
TEBESSÜM |
Devamını Oku » 
seni gorunce gozlerim dolar, kulaklarim mark Adamin biri saçlarini önce ortadan ayiriyormus sonra liseden ayirmaya baslamis Ah kizim ah!! Ben ne salagim. Seni ne doktorlar, ne mühendisler istedi de vermedim. -Üzülme annecigim. Ben hepsine verdim. DUN GECE SENI O KADAR ARADIM KI,SOGUK VUCUDUMA DOKUNMANI O KADAR ISTEDIM KI,YATAGA SENSIZ VE CIPLAK GIRMEK ZORUNDA KALDIM!NEREDEYDIN BENIM [...]
Ağustos 8, 2009 | Kategorisi
TEBESSÜM |
Devamını Oku » 
Pire itte, cep telefonu yigitte bulunur. Yigidin cep telefonu meydandadir. Alismadik cepte telefon durmaz. Ey cep telefonlu Turk Gencligi… Arsizin yuzune tukurmusler,”Kapsama alani disindayim”demis. Insani dert, cep telefonunu kart oldurur. Bir cep telefonlu Turk dunyaya bedeldir. At olur meydan kalir, yigit olur cep telefonu kalir. Bosbogazi cehenneme atmislar,”cep telefonum nerede?”demis. Cingeneye beylik vermisler, once cep [...]
Ağustos 8, 2009 | Kategorisi
TEBESSÜM |
Devamını Oku »